Anı Yaşa(ma)!

Misafir Yazar
Blog Adresi: http://ruhsuzatmaca.blogspot.com
Twitter Adresi : https://twitter.com/Ruhsuz_Atmaca
Facebook adresi: https://www.facebook.com/pages/Ruhsuz-Atmaca/424920654225815

İnsanlar dün ne olduğunu , bugün ne yapacağını bilmeden yaşar, oldu. Anı yaşa kavramı hayatlarının bir parçası olmaya başladığından beri sadece olan saniyelerin önemi, geri kalan zamanların ise hiçbir önemi olmadığını düşünmeye başladılar. “Bir daha mı gelecez bu bu dünyaya” deyip har vurup harman savurmaya başladılar.
Her dönemin zihinlere yerleştirdiği belli tohumlar vardır. Bunu belirleyen ise o dönemin şartlarıdır. Savaş vardır, herkes ülkesinin durumuna göre kendi ülkesi olan ailesine belirli kısıtlamalar uygular, çünkü ilerisini düşünmek zorundadır. Bulunduğu anı yaşarken, bulunduğu andan başlayarak ilerde olabilecekleri kestirmek zorundadır.
Çünkü o anda yapacağı bir hata ilerde kendisine çok büyük şeylere mâl olabilir. Anı yaşayayım derken, geleceğinden kaybedebilir. Geçmiş zamanlarda (çokta yaşlı olmama rağmen) insanlar çok düşünürdü. En azından ailemden böyle bilirim. Ailenin bütün fertleri düşünürdü. Çünkü o zamanda kazanmak çok zordu. Günümüzde ise kazanmak çok kolaylaştır. Herkes dişinden tırnağından arttırarak, özel ihtiyaçlarından kısarak bir şeyler yapmaya çalışırdı. Bunu yapmalıydı, çünkü yarının ne olacağını bilmiyordu.
Yazının başında da dediğim gibi “anı yaşamak” kavramı da bugünün trendi olmasının temel nedenlerinden biridir yada onu bu olayı kavramlaştırma nedenidir “kolay kazanmak”. Günümüzde her ne kadar kazanmak kolay olsa bile, kaybetmek bir o kadar da kolay. Cümle biraz anlamsız oldu ama zamanımızın gereği olarak bu iki kavram birbiriyle eşit derecede. İnce bir çizgi üzerinde bile diyebiliriz. Bir hata da tepe taklak olabilirsin. 
Aslında günümüzle geçmiş arasında hiçbir fark yok da diyebiliriz yaşam açısından. Sadece gelişen bir insanlığın yaşayış şartları ve buna bağlı olarak gelişen bir takım teknik gelişmeler. Değişen tek ve yegane şey ise “düşünceler”. Zamanın getirdiği rahatlık düşüncesi. İnsanı hipnotize eden ona “rahat ol hacı, sen hayatını yaşa” kavramı. İnsanlık ilerledikçe, insan yeni bir şey buldukça, geçmişte sahip olduklarını, sahip olmak istediklerine değişir oldu. Dünyayı bir eğlence hayatı, anın silüeti olarak görür oldu. Oysa bize hep denirdi ki:  “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış…” derdi atalarımız. 

Yazar Hakkında: Blog  dünyasında bir 2 yılını dolduran acemi bir blogcu. Yazarken tek ve temel amacı insanlığa bir şey katabilir miyim, katabilirsem nasıl olmadır sorularını kendine sorarken hazırlanan yazılar topluluğuyla okurlarının karşında. Blogunun kapağını oluşturan Atmacanın olması tek ve temel anlamıyla insanlara benzer duygulara sahip olmasıdır. Blogun sloganı ise: "Yazdıklarım ve Yazacaklarım Atmacanın Bakışlarında Gizli..." oluşturur.





Etiketler:
,


2 yorum:

  1. bir kaç cümleden sonrasını okuyamadım. sıkıldım anlayacağın. ama faydalı şeylerden bahsettiğini varsayarak, tam-mam diyorum.

    YanıtlayınSil
  2. İltifat olarak alıyorum. 1 paragraf okusan yeter :)

    YanıtlayınSil

İsviçreli Bilim Adamları ve Troll'ler yazamaz.